Kitap Kulübü Yayınları Yayın Koordinatörü Muhammed Deniz ile Söyleşi


Merhaba sevgili Okustop okurları. Bugün sizler için Türkiye’nin en genç yayın koordinatörü Muhammed Deniz ile yayıncılık hayatı ve yayınladıkları son kitap “Şiirli Şeyler” üzerine bir röportaj yaptık. Keyifli okumalar dileriz.

Merhaba Muhammed. Aslında seninle aynı mahallenin çocuklarıyız ama okurlarımızın da seni tanıması açısından bize kendini tanıtır mısın?

Merhaba, Ege´nin en güzel şehri olan Tavşanlı´da dünyaya geldim. Bu şehir bizler için çok önemli çünkü burada leblebinin tavıyla olan ilişkisi misali biz de kendi yağımızda kavrulan insanlardık. Şehrimiz önceleri gelişmeye açık bir yer değildi. Ne büyük kentlerin yollarıyla yolları buluşuyordu ne de tabiri yerindeyse devlet adamı ya da politikacımız vardı. Şehrimizin medyatik bir alt yapısının olmaması belki de bizim için büyük olumsuzluklar yaratmış olsa da çok şükür ki burada hayatı tanıyan bizim yaşıtlarımız ve büyüklerimiz kapitalist sömürgeyle ülkemize oranla çok daha sonra tanıştı. Ardından fabrikalar ve apartmanlar dikildi. Tüm bunlar olurken biz çoktan çekip gitmiştik. Lise çağıma kadar Rap Müzikle ilgilenip dijital anlamda kitlesel bir karşılık bulamayan çok sayıda parça kaydettim. Sonrasında dijital müziğin emek kavramının zıttı bir kategoride olduğunu düşünerek bırakma gereği duydum. Üniversite hayatımdan bir yıl evvel İstanbul´a yerleşip grafik tasarım ve basın alanında birtakım işlerle ilgilendim. Üniversite hiç hesapta yoktu. Ailemin yoğun ricası üzerine sınava girip Konya´ya Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi´ne yerleştim. Burada eğitimimi sürdürürken yerel bir gazetede toplamda iki yıl köşe yazarlığı ve haber muhabirliği yaptım. Tüm bunların yanında babamın tavsiyesiyle ve 30 yıllık kitapçılık tecrübesiyle sadece başarmak adına bir yayınevi kurma kararı aldım. Babamın iş yeri Tavşanlı´daydı. Dolayısıyla çok sevdiğim şehrime geri dönüp burada uzun yıllar bulunan ‘Tavşanlı Kitap Kulübü’ adlı sivil toplum kuruluşumuzun adına atfen Kitap Kulübü Yayınları´nı hayata geçirdim. Tüm bunların yanında halen birkaç sivil toplum kuruluşunun ve önemli bir spor duayeninin basın danışmanlığı görevini sürdürüyorum. Ben de tıpkı röportajı gerçekleştirdiğim Yuşa kardeşim gibi diploma için direniyorum. 22 yıldır da bu yükün hamalıyım.

 

Bildiğim kadarıyla aile mesleğinizdi de diyebilirim ama yayıncılık işine nasıl girdiğini bize anlatır mısın?

Şöyle ki babam Ali Osman Bey, Ankara Üniversitesi Basın Yayın Okulu´nu son sınıfta bırakıp bir kitapçı açıyor ve bütün hikaye burada başlıyor. Daha sonrasında ulusal bir gazetenin çalışanı olarak kitapçıyla birlikte basın mensubu olarak devam ediyor ve Türkiye´nin ilk çocuk dergilerinden biri olan Fidan Çocuk dergisini yayınlıyorlar. Yani babam bundan bir 20 yıl evvel yayıncılığa dair birtakım tecrübeler ediniyor. Daha sonraları kapatılan dergi ve gazete ile kendi kabuğuna çekiliyor. Toplamda 30-35 yıla yakında aynı yerde küçük şehrimize küçük bir kitapçıyla hizmet veriyor. Tüm bunlar olurken ekonomik anlamda kitabın getirisinin azalması ve dükkanın kira olması da bizi olumsuz etkileyen gelişmeler arasında.   Daha sonrasında bana sadece somut bir şeyler ortaya koymam adına basın yayın anlamında bir şeyler yapmamı öğütlüyordu. Biz destekli yayıncılık kavramını birkaç hemşerimizden duyduk. Paranı ve kitabını birine veriyorsun sana karşılığında basılı olarak 50 kitap veriyorlar. Bu çok akla mantığa yatmayan bir uygulamaydı. Daha sonra araştırdığımda her alanda olduğu gibi yayıncılık alanında da insanların kendi düşünceleri/eserleri/hevesleri ile sömürüldüklerini gördüm. Dudak uçuklatacak rakamlara bir dizi kitapların basılıp emeklerin hedere edildiğini gördüm. Buna karşılık babamın da öğüdüne uymak için ben de destekli yayıncılık denen işi yapmaya başladım. Yayıncılığı bu anlamda yapacak olmamın nedeni yine olumsuzluklar ve imkansızlıklardı. Kısacası bizim şehrimiz bu iş için uygun bir pazar değildi. Başta da ifade ettiğim gibi kitle iletişim araçlarımız yoktu. Bütçemiz sermayemiz yoktu.

 

Kitap Kulübü Yayınlarının hedefleri nelerdir? Nasıl işlere imza atmak niyetindesiniz?

Öncelikle yayınevimize ilişkin bir haber ajansı muhabirine verdiğim demeçte şunu belirtmiştim, “Rahmetli Orhan Kemal´in ‘Yazmak Dolu Dizgin’ adlı kitabından etkilendim.” Evet etkilenmiştim. Rahmetlinin tüm kitaplarını okuduğumda oradan bir Knut Hamsun çıkardım oradan bir Frank Mccourt çıkardım. Kurumsal olarak bir hedefimiz aslında yok çünkü güçlü olmamız için paramız ve imkanımız çok şükür yok. İmza atmak istediğimiz işlere gelince de yine Rahmetli Orhan Kemal örneği gibi bir örnek vermek istiyorum; ülkemizde çok önemli düşünürler var. Örneğin Atasoy Müftüoğlu, kendisine karşı özel bir ilgim var. Düşünceleri ve eserleri özellikle başucumda bu beyefendi bu gün gençlere okumaları için çeşitli kitap listeleri sunuyor. Örneğe gelince bir anısını işitmiştim. Aynen şöyleydi; “Öyle günlerim oldu ki cebimde yazdığım köşe yazısını telgraf yoluyla gönderecek para dahi yoktu” işte böyle, hedefim, aslında hayalim, kısıtlı imkanlarıyla dünyayı yada en azından bizim dünyamızı güzelleştirmek isteyen insanların düşüncelerini ifade edebilecekleri temiz bir yayın ağı oluşturmak. Aklımdan geçen tek şey bu.

Kitap Kulübü Yayınları yeni ve dinamik bir oluşum. “Şiirli Şeyler” de sizin 3. kitabınız.  Daha yolun başında olan bir yayınevi ve yayın koordinatörünün gözünden Türkiye’de kitap basmanın iyi ve kötü yanlarını değerlendirebilir misin?

Fotoğrafa tüm yönlerinden bakmak gerekirse bu gün niteliklerin karşılık bulmadığı popülaritenin emeğin ve düşüncenin yerini işgal ettiği bir sürecin içerisindeyiz. Yayınevimizin, örneğin, çok sayıda çalışanı yok. Birkaç grafiker arkadaşımın beni yönlendirdiği kadar kitap kapaklarını hazırlıyorum. Elime ulaştırılan dosyalara zaman ayırıp dizgi ve mizanpaj işlemlerini yapıp, resmi işlemlerinin sonrasında matbaaya ulaştırıyorum. Bazı şeyleri koordine etmek aslında birçok şeye katlanmak demekmiş. Yaptığım her yeni çalışmada bu duyguyu yaşıyorum. Her yeni çalışmamızda da çok farklı insanları tanıma imkanım oluyor. Çevremiz genişliyor. Şiirli Şeyler için konuşmak gerekirse de avantajı olan bir çalışma, meraklısı çok. Yazarı daha doğrusu şairi kendini kahve bardaklarına şiirler yazan adam olarak kanıtlamış bir isim (instagramdaki kullanıcı hesabı @yemreyi). Bu noktada ilgi ve rağbet dengesi zemininde karşılık bulabilir bir çalışma. Ülkemize baktığımızda ise bugün düşünce eserlerinin ya da insanları ciddi anlamda etkileyebilecek biyografik romanların yerini wattpad kuşağının ve sosyal medya fenomenlerinin aldığını görmek, duymak, bilmek üzücü. Artık kitap basmanın iyi ve kötü yönleri sadece maddi çıkarlarla ifade edilebilir diye düşünüyorum.

Şiirli Şeyler hakkında söylemek istediklerin neler?

Şiirli Şeyler bana göre özgün bir konsepte sahip çünkü hitap ettiği kitlenin büyük çoğunluğu “starbucks ortamı”na ait insanlardan oluşuyor. Bu konuda gerçekleştirilen sunumda da tanıtımda da bunu ifade etme gereksinimi buluyorum.  Yazarın ise, yaşantısıyla ve tarzıyla uyumlu olması benim açımdan anlam ifade ediyor.

Peki bu sektör de genç olmanın getirdiği avantaj ve dezavantajlar nelerdir?

Avantajım, tabi Allah ömür verirse yürüyecek çok yolumuzun olması. Dezavantajlarımı ise sayarak bitiremem. Türkiye´de 22 yaşında yapılabilecek o kadar iş varken gelip neden bu işi yaptığımı soran çok insan oldu.  Bir diğer mesele de şu ben açıkçası en genç en bilmemne yayın koordinatörü olmamı çok fazla dillendirmek istemiyorum. Bunun karşılık bulabilmesi için benim ailemin büyük bir medya şirketi olması gerekiyor. Aksi takdirde emeğim, yaşıma göre sergilediğim performans bir anlam ifade etmiyor. Kısacası bu noktada da popülariteden uzak olmak ve geniş bir kitleye hitap edememek dezavantaj olarak okunabilir. Bir de bu piyasanın içerisinde yalaka, yalancı ve iki yüzlü olmak, insanların kendilerini ön plana çıkarmak için başvurdukları yöntemler, ki ben ilkelerim ve hayat görüşüm gereği bu duygu durum bozukluğu davranışlara asla yeltenemem, bunu okurlar bir dezavantaj olarak nitelendirebilirler belki ama bu aslında benim en büyük avantajım olabilir.

Yayınlamayı düşündüğün kitapta dikkat ettiğin noktalar neler?

Destekli yayıncı olarak dikkat ettiğim özellikleri aslında yazar belirliyor, bir noktada hizmet sunduğumuz için yazar bir noktayı virgülü dahi silmemizi istese karşı çıkmayıp her şeye olumlu ve pozitif yaklaşıyoruz diyebilirim.

Şiir kitabı yayınlamak ile roman, hikaye veya deneme kitabı basmak arasında yayıncı için bir fark var mı? Birini diğerine tercih eder misin?

Kesinlikle çok büyük farklar olduğunu düşünüyorum. Kendi yayınevimizden olmasa da bir yayınevinin roman çalışmasında yer almıştım. Romanda dikkat edilmesi gereken çok büyük noktalar var. Şiir ise özgün olarak önümüze geliyor ve çok fazla düzenleme alanı olmuyor kısacası romanda kurguların mekanların birbiriyle uyumlarından tutun da kitaptaki kahramanın kıyafeti bile dikkat etmeniz gereken hususlar arasında kaba bir tabirle açıklamak gerekirse kitaba göre kırmızı bir kıyafet giydirdiğiniz roman kahramanının üzerine pembe bir ceketle tasvir sunmanız, örneğin, büyük bir dikkatsizlik örneği olabilir. Kısacası dikkat gerektiren bir iş roman. Hikaye ve şiire göre daha çok dikkat gerektiriyor diye düşünüyorum. Açıkçası romanı tercih edeceğimi çekinmeden söyleyebilirim. Yayıncılıktan ziyade iyi bir okur olarak bir kitabı herkesten önce okumak manevi anlamda ilginç bir haz verirdi doğrusu.

Okurlarımız Kitap Kulübü Yayınlarından çıkan eserleri nereden temin edebilirler?

Kütahya, Konya, Eskişehir ve Bursa illerinde çeşitli kitapçı meslektaşlarımız sayesinde birçok kitabevinde minimum rakamlarla da olsa kitaplarımız bulunabiliyor. Bunların yanı sıra internet üzerinden kitap satışı yapan portalların yüzde 80´inde ürünlerimiz gösteriliyor. Daha kolayı bize mesaj yoluyla ulaşan okurlara da çok kısa sürede dönüş yaptığımızı söylesem yalan olmaz.

Son olarak neler eklemek istersin? Bize vakit ayırdığın için teşekkür ederiz. Çalışmalarında ve hayatında başarılar dileriz.

Ben teşekkür ederim. Okustop´u yeni tanımama rağmen çok özgün bir hareket olarak nitelendirdiğimin ve bize de bir selam verme fırsatı sunduğu için Yuşa Bey’e ayrı bir teşekkür ettiğimin de altını çiziyorum. Vesselam.

Röportajda kullandığımız fotoğraflar için Tuna İşleyen’e teşekkürü bir borç biliriz.

What's Your Reaction?

HAHAHA HAHAHA
1
HAHAHA
KORKUNÇ KORKUNÇ
0
KORKUNÇ
ZEKİCE ZEKİCE
4
ZEKİCE
OHA OHA
3
OHA
TATLI TATLI
23
TATLI
BAŞARILI BAŞARILI
16
BAŞARILI
BERBAT BERBAT
0
BERBAT
BEĞENDİM BEĞENDİM
14
BEĞENDİM

Comments 1

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

log in

Become a part of our community!

reset password

Back to
log in
Choose A Format
Bireysel Test
Series of questions that intends to reveal something about the personality
Küçük Test
Series of questions with right and wrong answers that intends to check knowledge
Anket
Voting to make decisions or determine opinions
Hikaye
Formatted Text with Embeds and Visuals
Liste
Klasik İnternet Listeleri
Açık Liste
Submit your own item and vote up for the best submission
Sıralanmış Liste
Upvote or downvote to decide the best list item
Meme
Upload your own images to make custom memes
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Embed Kodları
Ses
Soundcloud veya Mixcloud Embed Kodları
Resim
Fotoğraf veya Gif
Gif
Gif formatı